14 Aralık 2014 Pazar

HOTEL CASA MORGANO

Hotel Casa Morgano was the dream hotel during our Capri visit. Rooms with a marvelous view of the sea. From the terrace the Bay of Marina Piccola and green slopes of Monte Solaro can be seen. Everything was soooo beautiful and comfortable. I liked the breakfast with fresh fruites and we tasted also Capri's delicious seafoods. Hotel Casa Morgano was amazing!!!


*Çok ama çok uzun bir aradan sonra İtalya seyahatimin detaylarına devam ediyorum ve bir daha bu kadar uzun bir ara olmayacağına da sööööz veriyorum ;) Capri adasını daha önce anlatmıştım ama "Berry üzerinden yıllar geçti biz unuttuk gitti" diyenler için tık tık. Zaten Capri'ye gitmek oldukca havalı birşeyken orada muhteşem manzaralı bir otelde kalmak benim içimdeki mankeni ortaya çıkardı ve başladım birbirinden muhteşem pozlar vermeye. O an kendimi harika ötesi hissetsemde sonrasında fotolara bakınca anladım ki benden moda bloggerı falan olmazmış. Bir insan bu kadar mı na-ma-non fotojenik olabilir :S Bu nedenle artık manzara, yemek, ot, kelebek fotoları ile idare etmeye devam edeceksiniz :(




Ben kendimi çirkin ördek yavrusu gibi hissededurayım Hotel Casa Morgano inanılmaz güzel bir yerdi. Ufacık bir butik otel olmasına rağmen 5 yıldızlı ve odalarda da her türlü konfor düşünülmüş. Odamızda en çok sevdiğim alan geniş terası oldu. Güneşlenmek için şezlong konulmuş ve size uzanıp Capri manzarasının tadını çıkartmak düşüyor. Sanırım adanın en güzel manzaralarından birine sahiptik. Biz tabii bahar aylarında Capri'de olduğumuz için sabah erken saatlerde hava biraz serin oluyordu. İlk gün sise uyandık. Ben üfff güneş yok diye üzülürken camdan baktım ve nefesim kesildi. Doğa aslında bize kıyak geçmişti ;) Hotel Casa Morgano'nun kahvaltısı ve yemekleri de çok lezzetliydi. Özellikle ev yapımı makarnalar bir harikaydı. Bu otelden mi kaynaklanıyordu yoksa İtalya'daki özel lezzetlerden mi bilmiyorum ama tüm yemekler bizi tatil boyunca hep mutlu etti. Bir sonraki postta biraz daha Capri detayı vereceğim takipte kalın ;)




 

 







7 Aralık 2014 Pazar

İFSAK

I'm so proud to finally announce my first photo exposition :) One year ago I attended to a photo seminar in İFSAK (Istanbul Photo Club) and finally we are done with our class project. The photos are now on show at IFSAK Gallery in Istanbul. I'm soooo happy and I hope you will like my 3 photos.... Yuppieee!!!


*Şimdi size çoooook havalı birşey açıklayacağım "Benim resim sergim vaaaaar" yuppie!!! Bir fotoğraf tutkunu olduğumu sanırım birçoğunuz biliyorsunuzdur ama bilmediğiniz geçtiğimiz sene bunu amatör seviyeden bir tık yukarı taşımaya karar verip fotoğraf eğitimi almaya başlamam. O dönemde uzun uzun araştırıp bunun için en uygun yerin İFSAK olduğuna karar vermiştim. Bugün çektiğim resimlere bakıp düşünüyorum da iyi ki İFSAK'a gitmişim :) İFSAK 29 Kasım 1959 tarihinde, “Erenköy Amatör Foto Kulübü” adı ile faaliyetine başlamış ve 1962 yılında bugünkü “İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği” (İFSAK) adını almıştır. Sadece fotoğraf değil sinema sanatına da ilgi duyan, kendisini geliştirmek isteyenler için seminerler ve atölye çalışmaları bulunan İFSAK'da teorik bilginin yanı sıra bol bol uygulama da var. Diğer kurslardan farklı olarak eğitimin sonunda sizlere 6 ay- 1yıl süren bir proje konusu veriliyor veee sonrasında bolca çalışma, fotoğraf gezisi ve değerlendirme toplantıları başlıyor. Ben İFSAK'ın 188.dönemi olarak mezun oldum ve şimdi de bu keyifli sürecin sonuna geldik. Berry artık gururla resimlerini sunar :))) 22 Kasım-12 Aralık tarihlerinde yer alacak olan 188.dönemin sergisine tüm fotoğraf severleri ve fotoğraflarımızı görünce sevecek olanları bekleriz :P Sergimiz İFSAK, Taksim'de ;)

Photo 1 ;)

2 Aralık 2014 Salı

GOODBYE AUTUMN

I never promised you a happy ending
You never said you wouldn't make me cry
but summer love will keep us warm long after
our autumn goodbye.....


*Tam yaz keyfinden sonra sonbahar renklerine yeni yeni alışmışken kış geldi :S Soğuk şimdi daha soğuk, günler ise daha da karanlık. Ama olsun kış da güzel çünkü bahar geliyor ardından :P Sonbahara geçtiğimiz günlerde gittiğim Atatürk Arboretumu fotoğrafları ile veda ediyorum. İstanbul'da henüz AVM yapılmamış son yeşil alanlarımızdan biri olan bu muhteşem yere umarım dokunmazlar da yeni nesiller hayatın sadece gökdelen ve betondan ibaret olmadığını öğrenme şansı bulur. Eğer henüz gitmediyseniz mutlaka ziyaret etmenizi tavsiye ederim.


30 Kasım 2014 Pazar

HAPPY BIRTHDAY JAMIE'S

Jamie's Italian Turkey celebrated their first birthday last week. And guess who was invited :P I had an amazing time. Good music, delicious pizzas and a huge Tiramusu cake... Happy birthday Jamie's Italian, I wish you many many yummy years in Istanbul ;)


*Bir sene önce Jamie's Italian İstanbul'da açıldı. Ben Jamie's deki lezzetleri ilk tadan şanslılardan biriydim ve kendimi bir kez daha çok şanslı hissediyorum çünkü ilk yaşgünlerini Jamie's ekibi ile birlikte kutladım :) Medya temsilcileri, Zorlu çalışanları ve Jamie's severlerin bir araya geldiği bu gece çok eğlenceli geçti. DJ Barthez ve DJ Septem'in canlı performansları eşliğinde birbirinden değişik içkilerimizi yudumlayarak fırından yeni çıkmış sıcak pizzaları da tatma fırsatımız oldu. Gecenin ilerleyen saatlerinde bizi kocaman bir süpriz bekliyorudu. Jamie's Italian'in Operasyon Müdürü Volkan Açıl'ı takip ederek Zorlu girişinde bulunan Jamie's yazısının önündeki süpriz bir pastaya ulaştık.Veeee partiye katılan tüm konuklarla birlikte özel Tiramisu pastayı kestik. Mutlu yıllar Jamie's Italian, umarım daha nice güzel yaşları hep birlikte kutlarız :)))


23 Kasım 2014 Pazar

ROMANTIC BABYSHOWER :)

Few weeks ago my dear friend Serap Tan organized a beautiful baby shower. Games, food, gifts, an amazing decoration, cakes and cookies, pink lemonades and many other preparations.... We had so much fun ;)


*Geçtiğimiz haftalarda çok özel bir etkinlik için birçok eski ve yeni dostla bir araya geldik. Hepimizin buluşma amacı sevgili Serap Tan'ın aramıza katılacak olan minik kızı Tanem'e şimdiden merhaba demekti :)  
Not: Tanemcik aramıza katıldı şimdi ve çok ama çok sağlıklı ve annesi gibi güzel bir kız
Serap'ın partilerini ve hazırladığı buluşmaları daha önce blogumda defalarca okudunuz. Bu özel baby shower partisi de inanılmaz renkli ve cıvıl cıvıl geçti. Serap her zamanki gibi bizlere muhteşem süprizler hazırlamış ve hamileliğinin son günlerine yaklaşmış olsa bile bir saniye bile durmadan tüm konukları ile tek tek ilgilendi. Bu kadar keyifli bir babyshower olunca ben de düşündüm ki detayları paylaşırsam belki yakında bir baby shower yapmayı planlayanlarınız için bu yazdıklarım rehber olabilir ;)


17 Kasım 2014 Pazartesi

SECDUS

Secdus was launched in the summer of 2010 as a hobby. After the good comments about her handmade designs, she started a online shop on Etsy. She just named the store as Secdus which is her nick name. She got the brand name of Secdus and started to design pillows for a very popular store in Turkey. Secdus also opened the cafe of her dreams. Now her dream has came true and she is doing what she loves.....


*Bir yıl kadar önce bir Instagram hesabı keşfetmiştim. Fotoğraflara her baktığımda içimin açıldığı, ne kadar yaratıcı dediğim bir hesap. Secdus'du adı ve yüzünü hiç göstermiyordu ama bizlerle kocaman yüreğini paylaşıyordu. Sonra Secdus bir müjde verdi, hayali olan cafe'yi açmıştı. Bir "merhaba" demeden olmazdı :) Tuttum arkadaşımın elinden ve Secdus'u anlata anlata onu da sürükledim peşimden :D Ama iyi ki gitmişiz çünkü tahmin ettiğim gibi sımsıcak bir gülümseme bizi sevgiyle karşıladı. Bir saat oturup birşeyler içer sonra da yemeğe gideriz dediğimiz ziyaret cafe kapanıncaya kadar bol sohbet ile sürdü. Kitap tavsiyeleri, projeler, biraz hayat biraz hayaller derken zamanın nasıl geçtiğini hiç anlamadık. 


11 Kasım 2014 Salı

CEMILZADE

Do you know the history of turkish delight? The Ottoman word for turkish delight Lokum originally meant "beeing good for the throat" Turkish delight was probably first eaten in the fifteenth century. In the seventeenth century it became known also to Europe. Turkish delight is always made of a mixture of sugar syrup and starch. Cemilzade is a 130 year old company. Cemil Bey ,who had founded Cemilzade in 1883, opened at the young age of sixteen his own shop in Istanbul. His shop offered traditional Ottoman sweats like Turkish delight, marzipan and candy in many different flavours. Now this little shop is one of the best in Turkey.

*Benim ilk İstanbul'a taşındığım yıllarda Carousel alışveriş merkezinde Renoir isimli bir cafe vardı. Ben orayı hem nezih ortamı, hem de her yerde Renoir'ın farklı farklı resimleri bulunduğu için çok severdim. Sanat dolu bir yerdi bu ufak cafe. Ortasında bir piyano bulunur ve günün belli saatlerinde canlı müzik olurdu. Sonra birden bire burası kapandı ve yerine malum kahve zincirlerinden biri açıldı. Benim başka cafelerle bir derdim yok ama bu kadar özel ve güzel bir yerin yitip gitmesine çok üzülmüştüm. Neden şimdi böyle bir hikaye anlattığımı merak ediyorsunuzdur. Nedeni bazı değerler yok olmadan sahip çıkmamız gerektiği için. Ben geçtiğimiz günlerde Zomato'nun bir etkinliğine katılıp Cemilzade firması ile tanıştım. 130 yıllık bir geçmişe dayanan ve Udi Şekerci Cemil Bey tarafından kurulan Cemilzade'de şimdiye kadar yemediğiniz lezzette lokumlar tadabilirsiniz. Sakızlı, meyveli, fıstıklı ve tabii ki efsane olan manda kaymaklı lokumlarının yanı sıra; badem, hindistancevizi ezmeleri, akide şekerleri, ev yapımı sakızlı kurabiyeler ve daha sayamadığım onlarca çeşit. Cemilzade bir aile işletmesi ve şu anda 4.kuşak torunları tarafından yönetilmekte.


5 Kasım 2014 Çarşamba

BEST OF INSTA

Here is a little summer breeze ;) Autumn is almost done and snow is around the corner. I thought these photos will be a good way to summarise my summer. Enjoy the Instasummer photos :)



*Ben bir yaz çocuğuyum.... böyle sıcacık olsun, güneş içimizi aydınlatsın, mis gibi bir deniz kokusu yayılsın, her yer cıvıl cıvıl olsun :) Bu nedenle kışın geldiğini uzun bir süre red ederim. Ama artık kaçış yok, o zaman yazın son günlerinden kalan anılarla avunalım....

3 Kasım 2014 Pazartesi

HI PHILIP CHIANG :)

Philip Chiang was in Istanbul :) P.F.Chang's is an Asian themed US casual dining restaurant chain in the United Stats with locations across the country. The chain was founded in 1993 by Philip Chiang and Paul Fleming. The first reataurant was opened in Arizona. We had the chance to meet Philip Chiang and to try the new sushi menu :)



*Bir sushi sever olduğumu herhalde bilmeyen kalmamıştır. Özellikle farklı ve yeni lezzetleri denemeye bayılırım. Geçtiğimiz haftalarda P.F.Chang's e özel bir menü tanıtımına gittiğimi hatırlayacaksınız. "Sushi a la P.F.Chang's" adını taşıyan yeni sushi menüsünü deneme fırsatını bulmuştum. Bu yeni menü tanıtımı çerçevesinde geçtiğimiz günler P.F.Chang's markasının kurucusu Philip Chiang İstanbul'a geldi ve Asya mutfağından özel yaşamına kadar birçok sorumuzu cevaplayıp bizlerle sohbet etti. Eeeee tabii bunu birbirinden lezzetli sashimi, tempura ve tabii ki sushiler eşliğinde gerçekleştirdik :)

28 Ekim 2014 Salı

NE MUTLU ATATÜRK'Ü ANLAYABİLENE...


Today is Republic Day in Turkey, our most important holiday. Republic Day marks the creation of the Turkish Republic in 1923. After Turkey's victory in the War of Independence became Mustafa Kemal Atatürk, the leader of the Turkish National Movement, the country's first president. Atatürk was not only a good officer, he made also political, economic and cultural reforms. Under his leadership thousands of new schools were built, primary education was made free, women were given equal civil and political rights.... Therefore his surname is Atatürk, which means "Father of the Turks" :)


*Ne mal, mülk, şöhret, ne de ego... mesele bir vatan meselesiydi. Özgürlüklerin yaşanacağı, daha ileriye daha iyiye gidebilmek için kurulacak bir vatan. Şu anda elimizde kalanları tartışmayacağım bile ama 29 Ekim Cumhuriyet bayramımız kutlu olsun ve ne mutlu Atatürk'ü anlayabilene....
P.S. Resimler o dönemi ve Atatürk'ü çok güzel yansıtıyor. Ben en çok etkilendiğim ve beni hep gülümseten fotoğrafları paylaşmayı tercih ettim. İyi bayramlar!


19 Ekim 2014 Pazar

I'M BACK ;)

I was far away for awhile....but I'm back again. Now refreshed, with many new photos and a big smile on my face (because I was in Paris ;) If you are wondering what I did during this time, here is a summary....
1-Berry-Dew is 3 years old. Happy birthday and many thanks to all of you who are supporting this blog
2-Paris is always a good idea. Yes I was again in Paris ;)
3-I found many new places to eat. You can check all yummy photos from Instagram #berrygoestoparis
4-Philip Chiang the founder of P.F.Chang's was in Istanbul. I will share a post with all the details ;)
5-Istanbul Fashing week started and here is a selfie :)))



*Bir süredir ortalarda yoktum ama bu yine seyahatlerin, keşiflerin ve ardı arkası kesilmeyen davetlerin suçu (yani benim azıcık tembel olmamla hiiiiiiiç alakası yok :P ) Ama hiç merak etmeyin arayı hemen kapatmak için son günlerde neler yaptığım konusunda rapor veriyorum.

28 Eylül 2014 Pazar

LIFE IS SOMETHING....

Shine
Life is something we all share,
Just like oxygen, in the air.
The way we live it, is up to us,
With a negative or with a plus.
Life is something, we should cherish,
We never know, when we'll perish.
Live each and every single day,
Smell the flowers, stop and play.
Life is something, we've been blessed,
Choice is yours, choose your quest.
Follow your passions, and you'll be fine,
With the right attitude, you will shine.


*Hani sabah mis gibi bir kahve kokusuyla gülümseyerek uyanırsın ya
Hani camı açtığında yağmur sonrası toprak kokusunu çiğerlerine çekersin ya
Hani yediğin çok güzel birşey gözlerinin kapanmasına ve anın tadını çıkarmana neden olur ya
Hani o öpücükle eriyip kaybolup gidersin ya
Hani seyahat edersin ve kendini en en özgür hissedersin ya
Hani sana sarılır ve o an hiç bitmesin istersin ya
Hani eski bir eşya bulursun seni çok uzak anlara taşır ve anıları yaşatır ya
Hani annen seni kucaklar ve yine onun küçücük kızı/oğlu oluverirsin ya
Hani sana sadece bakar ama o bile içini titretir ya
Hani tatilde olursun uzanırsın ve hiçbirsey umrunda olmaz ya
Hani dışarısı buz gibi, kasvetli ve sırılsıklam olur sen battaniye altında kedi gibi mırıldanırsın ya
Hani aslında çocuk istemezsin ama kücücük biri gelir sana kocaman gözlerle bakar içini eritir ya
Hani iğrenç bir gün geçirirsin ama tanımadığın biri sana gülümser ve güç verir ya
Hani yürüken biri yanından seni heyecanlandıran bir parfüm kokusuyla geçer gider ve seni nedensiz mutlu eder ya....
Hani.....Hani.....Hani....
Ne şan, şöhret, kariyer... hayat işte sadece "öyle birşey" ;)