17 Eylül 2014 Çarşamba

FAUCHON PARIS

One of my favorite places in Paris, Fauchon. The birthplace of Fauchon, Place de la Madeleine has become an iconic landmark in gastronomy.  Auguste Fauchon first set up business in 1880 with his fruit and vegetable cart, and opened his first store in 1886. All that Fauchon has to offer is now showcased at this location: catering and a patisserie, a gourmet food store and gift shop, chocolates, confectionery and tea, etc. It also now features a café and a lunch counter, as well as home delivery services. I tried many different things like macarons, desserts, salads.... and everything was sooooo delicious :)


*Fransa seyahatlerimin en sevdiğim kısmı rengarenk ve birbirinden lezzetli tatlı keşifleri. Bu nedenle tatlı dosyasının ikinci postu yine Paris'den. Fauchon'u artık Türkiye'de de biliyoruz ve bayılıyoruz. Akasya alışveriş merkezinde mayıs ayında açtıkları ilk mağazları tatlı severlerin gönüllerini çoktan fethetti bile. Ben İstanbul'daki şubeye henüz gidemedim ama Fransa'daki Fauchon'u gezdim, gördüm, denedim ve tabii ki bol bol fotoğraf çektim. Fauchon'a girdiğiniz anda büyüleniyorsunuz, dekorasyon ve menülerde kullandıkları renkler, birbirinden çekici çikolata ambalajları, reçeller, şaraplar, peynirler, macaronlar....kısaca tüm yiyecekler iştahınızı açıyor. Ben çooook lezzetli deniz mahsüllü bir salata yedim, sonra adıma yaraşır berry'li bir tatlıyı yuttum, milföylü bir tatlıyı da süpürdüm, hızımı alamadım ve yiyemediğim macaronları da paket yaptırdım :))) Tatlılar çok hafifti, macaronlar da çok başarılı. Fauchon keşfimden çok mutlu ayrıldım, tüm yiyecekler birer sanat eseri gibi büyük bir özenle hazırlanmış. Evet biraz pahalı ama bunun yanında çok lezzetli ve havyardan çaya kadar birçok seçenek mevcut ;) Yolunuz Paris'e düşmese bile bence İstanbul'daki Fauchon'a mutlaka bir uğrayın ve kendinizi birazcık şımartın....



























13 Eylül 2014 Cumartesi

SEPTEMBER ISSUE

"Come" said the Wind to the Leaves one day. "Come over the meadow and we will play. Put on your dresses of red and gold. For summer is gone and the days grow cold"
It's September and autumn starts. But it is still hot in Turkey ;) September is the best time for vacation. You can keep the summer feeling, it is not crowded and not so expensive, no children screams, sea is clean.... and there are many other reasons for a holiday in September. 
P.S. All photos were taken by me, 2013 September-Alaçatı :)))



*Yaz bitti :( ama eylül de çok güzel bir ay, hem de tam seyahat ayı. Neden eylülde tatil yapmamız gerektiğini biliyor musunuz? Çünküüüü....



1-Yazın gidişini erteliyoruz. Ne kadar geç tatil yaparsak hala yazı yaşıyormuşuz hissi de o kadar uzun sürüyor :))))
2-Eylül demek sakin, huzurlu, kalabalıktan uzak bir tatil demek
3-Tüm yaz boyunca astronomik meblağlara ulaşan otel, uçak ve mekan ücretleri eylülde hooop bir anda inmeye başlıyor
4-Denizin en güzel zamanı eylüldedir. Su iyice ısınır, insan sayısı da azaldığı için tertemiz olur ve yüzerken kulaç başı bir kişiye çarpmazsınız :P




5-Kalabalık nedeniyle saatlerce beklediğiniz siparişler daha kısa sürede ve daha büyük bir özenle hazırlanıp size sunulur.
6-Eylülde okullar açılır. Evet çocukları çok severiz ama sanki onların çığlıkları, bağırış çağırışları olmadan manzaranın tadı daha mı güzel çıkartılıyor ne....?!?!
7-Güneşin o en kavurucu halinden hafif hafif esen bir ılık rüzgara bırakır mevsim kendini
8-Keyif yapmaktan anlayanların ayıdır eylül

İşte tüüüüm bu nedenlerden dolayı eylül ayı güzeldir ve mutlaka eylülde tatile çıkılır ;)





THE END :)

31 Ağustos 2014 Pazar

CAPRI

Capri is an island located in the Tyrrhenian Sea on the south side of the Gulf of Naples in the Campania region of Italy. This explanation is from Wikipedia :) My explanation is: Capri is a great island with the most amazing view, full of big yellow lemons and delicious homemade foods. Yes it is also very expensive and sometimes too chic and too luxurious but anyway it is beautiful ;) How to get to Capri? By sea, of course :P Ferries depart from Sorrento and Naples. Cars are of little use on the island and many places are also closed to traffic. It would be wise to leave your wheels on the mainland. The island has two harbours, Marina Picolla (the little harbour) and Marina Grande (the main port of the island) Some of the main features of the island include the following: the Belvedere of Tragara (a high panoramic promenade lined with villas, the limestone crags sea stacks that project above the sea (the Faraglioni), the town of Anacapri, the Blue Grotto (Grotta Azzurra) and the ruins of the Imperial Roman villas.



*Ve işte beklenen yol hikayesi... Berry yediğin içtiğin senin olsun bize gördüklerini..., hatta vazgeçtik yiyip içtiklerini de anlat; dediniz işte başlıyoruuuum ;)
CAPRI: Benim Güney İtalya turum her ne kadar uçağım Napoli'ye inmiş olsa da aslında Capri'de başladı. Sorrento'dan feribot ile 1 saatten kısa bir sürede hemen adaya geçebiliyorsunuz. Bu aslında adaya ulaşabileceğiniz yollardan sadece biri, Napoli'den de doğruca Capri'ye gitmeniz mümkün. Capri'de Marina Grande (ana liman) sizi muhteşem bir manzara ile karşılıyor. İlk bakışta ufak bir balıkçı kasabası havasında gözüksede Capri süprizlerle dolu. Nefes kesen bir doğaya, şıklığa, lezzet patlamalarına ve sarının en limonlusuna hazır olun ;)
Liman çıkışındaki taksilerle kolayca otelinize ulaşabiliyorsunuz. Bizim şansımıza taksimiz üstü açık bir arabaydı. Püfür püfür bir rüzgar ve masmavi bir deniz manzarası eşliğinde yukarıya merkeze doğru seyahat ettik. Merkezde bizi otelin aracı bekliyordu. Ufak bir uyarı; Capri merkeze arabalar giremiyor. Yollar çok dar olduğu için otellerin özel minik araçları bavullarınızı alıp transferleri gerçekleştiriyor. Açıkcası bu durum benim hoşuma bile gitti. Önümüzdeki aracı takip edip otele doğru yürürken adayı inceleme fırsatı da doğmuş oldu. Capri bir jet-set tatil merkezi olduğu için gözünüze dolaşırken çarpan ilk detay birbirinden marka ve birbirinden pahalı mağazalar oluyor. Capri'de gördüğünüz tüm insanlar da bu mağazalardan alışveriş eden ve moda dergilerinden fırlamışcasına dolanan insanlardan oluşuyor. Capri ve otel ile ilgili detaylara geçmeden İtalya'daki ilk yemeğimizin ve yolda gözüme takılan detayların fotoğraflarını paylaşmak istiyorum. Benim blog yazılarımı ilk kez okuyanlara ufak bir dip not; bu blogda az söz ama bol foto bulunur. Herkesin zevki ve algısı farklı olduğu için ben kimseyi yazdıklarımla etkilemek istemiyorum sadece gördüklerimi benim gözümden yaşamanızı ve biraz hayal edebilmenizi sağlamaya çalışıyorum. Bu nedenle unutun şu anda bulunduğunuz yeri, fona güzel bir müzik koyup fotoğrafların tadını çıkartın ;)


25 Ağustos 2014 Pazartesi

PASTEL TWINS

Let me introduce my friends, the Pastel Twins :) The pink one is mine and blue one belongs to my sister. We bought them two years ago from NYC. You know my sister is living in Paris and therefore she took the blue one with her. The twins couldn't see each other for a long time and met in Italy. The Ostuni -the white city- trip was perfect for them. They modeled for us. Are they not lovely


*Tanıştırayım pastel ikizler :))) Uzun zamandır çanta hikayelerimi yazamıyordum ama baktım ki bayağı bir fotoğraf birikmiş hemen paylaşayım dedim. Gezmeyi ne kadar sevdiğimi zaten biliyorsunuz ama bizim çoğunlukla ailecek bu tatillere çıktığımızı biliyor muydunuz? Babaannemden kuzenlerime kadar bizim ailede herkes gezmeye bayılıyor ;) Güney İtalya seyahatimde de kardeşimle birlikteydik ve tabii ki bizim daha önceki seyahatlerimizden birinde birlikte aldığımız pastel ikizlerde geldi. İkizler iki yıldır bir araya gelemedikleri için özlemleri büyüktü ve tüm gezdiğimiz şehirlerde hiç birbirlerinden ayrılmadılar. Bazen pembiş mavişin fotoğraflarını çekti bazen de maviş pembişin :) Bizlerde gülümseyerek onların heyecanlı koşuşturmalarını izledik. Onlar Güney İtalya'ya bayıldılar, özellikle de beyaz şehir Ostuni'de pastel pastel daha da bir güzel gözüktüler bizim gözümüze. İtalya yol hikayemi unuttum sanmayın bir sonraki postla artık başlıyoruz ;)
P.S. Bu seyahatten sonra pastel ikizleri daha sık biraraya getirmeye karar verdik, var mı kardeş sevgisi gibisi

21 Ağustos 2014 Perşembe

BOZCAADA....

Bozcaada is an island on the Aegean Sea, near the western exit of Dardanelles in Turkey. Its ancient name is Tenedos. The islanders make their living from viticulture, fishing and tourism. I spent my weekend on this beautiful island. More details about this trip will come later, but now enjoy the photos....;)


*Yazı neden çok seviyorum biliyor musunuz? Çünkü sürekli tatil fırsatları vaaarr :) Instagram'dan takip edenler bilir, geçtiğimiz hafta ben birçok blogger arkadaşımla beraber Küçük Martha'nın "Bozcaada Gurme turuna" katıldım. Çok keyifli, doğal güzellik ve lezzetlerle dolu bir turdu. Tüm detaylar çok yakında blogda olacak, ben sadece öncesinde bazı tatil fotograflarını paylaşmak istedim. Bozcaada'da neler yapılmış bir göz atalım.....;)

9 Ağustos 2014 Cumartesi

LES MARQUIS DE LADUREE

Following his long-time passion for chocolate, Mr.David Holder, Chairman of Laduree, decided to create a new brand entirely dedicated to chocolate. Les Marquis de Laduree is the House of beauty and taste. There are many delicious products luxuriously presented. Macarons, chocolate bonbons, cakes, eclairs.... and all of them are sooo yummy. Now you know where to go in Paris to get the best chocolate ;)


*Uzun süredir sizlere mekan ve yiyecek tavsiyelerinde bulunuyorum. Ben gurme ya da bu konularda uzman biri değilim ve yıllarını bu işe vermiş o kadar çok kişi varken ben haddimi bilir sadece nacizane fikirlerimi sizlere iletirim. Ama tatlı denildi mi işte orada benim de kendimce bir iddiam var. Tatlıdan anlar, çikolata konusunda da gözüm kapalı iyi olup olmadığını söyleyebilirim. Gezdiğim yerlerde de beni en çok tatlılar heyecanlandırdığına göre sizlerle bu muhteşem tatları paylaşmak istedim. Veeee sizler için "Tatlı Dosyası"nı başlatmış bulunuyorum. Yurtiçi yurtdışı demeden beğendiğim en iyi tatlı mekanları artık bundan sonra blogda.... En son Paris seyahatimdeki keşfim ve yeni favorim ile başlayalım: Les Marquis de Laduree ;)


7 Ağustos 2014 Perşembe

SUMMER 2014

Summer breeze, makes me feel fine
Blowing through the jasmine in my mind
Sweet days of  summer, the jasmine's in bloom
July is dressed up and playing her tune
And I come home from a hard day's work
And you're waiting there, no a care in the world.....
To be continued.... ;)
P.S. Bodrum(Turkey), Kos Island(Greece) and Italy photos.



*Nasıl anlatsam nerden başlasam
Bodrum Bodrum
Duygu biraz duygu, bütün isteğim buydu
Biraz deniz biraz uyku
Bodrum Bodrum....
Ufak bir tatil özeti, devamı yakında blogda.... ;)
P.S. Fotoğraflar Bodrum, Kos ve İtalya'da çekilmiştir. 



28 Temmuz 2014 Pazartesi

ÖZLEM SÜER & BANVİT

Özlem Süer is a very famous fashion designer and I visited her studio for a special event. Let's have a look to her beautiful designes. You will also see a little piece from her fashion show ;)


*Hep yemek hep yemek, bu sefer de biraz modadan bahsedelim ;) Geçtiğimiz ay Banvit'in katkılarıyla Özlem Süer House'da düzenlenen özel bir defileye katıldık. Hepinizin Üşengeç Şef olarak tanıdığı ama aslında Best Modellerimizden biri olan sevgili Dilek, beni ve küçük şirin mutluluğumuz Ebrashca'yı bu güzel organizasyona davet etti. Banvit'in sahibi Ömer Görener'in bilgilendirmesi ile başlayan gecede hem Banvit'in çalışma şeklini hem de beyaz etin sağlıklı beslenmedeki yerini detayları ile öğrenmiş olduk. Konuklar arasında bulunan birçok doktor ve beslenme uzmanının da yorumlarını paylaştığı keyifli sohbetin sonunda Banvit'in ürünlerini de tatma fırsatı bulduk. Usla'nın ünlü şefi tarafından hazırlanan ikramlar konuklar tarafından tam not aldı. Gece boyunca Özlem Süer'in koleksiyonuna görme şansımız da oldu. Özlem Süer'in parçaları çok şık ve inanılmaz bir emek ve el işçiliği ile hazırlanmış. Taşlar ve pullar o kadar ince bir ayarla işlenmiş ki abartıdan uzak ama aynı zamanda çok zarif duruyor. Gecenin sonunda Özlem Süer'in ufak bir defilesi ile biten bu organizasyondan büyük bir keyifle ayrıldık :)))
Not: Moda yazısı dedim yine birçok yerinde yemekten bahsetmişim :S



27 Temmuz 2014 Pazar

BERNARDO - SEBZE KULESİ

Good news :))) I made a collaboration with the famous Turkish company Bernardo. Now 5 different recipes are online on their website and also Facebook account. Here is my first recipe "Vegetable Towers" It is very easy and healthy ;)

*"Ben yemek yaptım ve tariflerim yayınlanıyor" diye arkadaşlarımla bu sevinçli haberi paylaştığımda uzuuuuuuun bir süre tepkisizce yüzüme baktılar. Sanırım Berry ve yemek yapmak kelimesini birarada duymaya pek alışkın olmadıkları için. Tamam bir Ümit Usta gibi iyi yemek yaptığımı göstermiyor olabilirim veya bir Emine Beder gibi her yerimden beceri akmıyor da olabilir ama bu kadar şaşırtıcı olan nedir hiç anlayamadım, teesüflerimi hepsine tek tek sunarım :S Bernardo'yu bilmeyeniniz yoktur, yemek takımları, kahvaltılıklar, şirin mı şirin kavanozlar, birbirinden renkli ve güzel mutfak eşyaları denildi mı hemen akla gelen Bernardo, Ramazan nedeniyle tüm internet takipçileri ile lezzetli yemek tarifleri paylaşıyor. Ve benim tariflerim de var :))) Bir portakallı ördek pişiremem veya bir baklava açamam ama çok pratik, kolayca hazırlayabileceğiniz hayat kurtaran tarifler konusunda iddialıyım ;) Bir de azıcık süsledik mi tataaaam işte karşınızda yeme de yanında yat yemekler ;) İlk tarifim Sebze Kulesi nam-ı diğer ikiz kuleler, hem çok sağlıklı ve az kalorili hem de lezzetli ve gösterişli. 
Şefin Tavsiyesi: Kuleleri ne kadar yüksek yaparsanız yemeğiniz o kadar havalı olur :)))


23 Temmuz 2014 Çarşamba

360 SUADA CLUB

360 Suada Club is placed on the Galatasaray Island in the middle of the Bosphorus. It commands a 360 breathtaking view over the water. You can find in 360 traditionel Turkish food with 360's internationel flavors. Few days ago I visited this amazing place and tried many delicious appetizers, main courses and really really good desserts like Chocolate Orgazm ;) Check the photos and you will see what I mean....:)))


*Sizler de benim gibi bazen İstanbul'un karmaşasından uzaklaşıp huzurlu saatler geçirmek istiyorsanız kilometrelerce yol katetmeden hemen bir tekneye binip 5 dakika içinde soluğu Suada (Galatasaray Adası) da alabilirsiniz. Gündüzleri havuz geceleri ise keyifli bir gece mekanına dönen Suada'da manzara muhteşem. Suada'nın içinde birçok lezzetli restaurant da mevcut. 360 Suada Club hem boğaz hem de aynı zamanda havuz manzarası ile uzun bir süredir hizmet veriyor. Gurmeloggers olarak Cem Karakuş'un önderliğinde 360'ın birbirinden lezzetli ve şaşırtıcı menüsünü inceleme fırsatımız oldu. Neden şaşırtıcı dediğimi ilk başlangıç yemeğinde anlayacaksınız ;)  


15 Temmuz 2014 Salı

SUSHI A LA P.F.CHANG'S

P.F.Chang's China Bistro is a US based restaurant which offers fresh prepared Asian cuisine. We had the chance to try the new sushi menu few weeks ago ;) This special menu includes Crunchy Ebi, Rainbow, Dynamite Shrimp, Spicy Salmon, Dragon, Bosphorus, California and Spicy Tuna. Yum Yuuuum!!!


*Artık sushi çok yakınımızda.... P.F.Chang's 8 yeni sushi çeşidi ile geçtiğimiz günlerde görücüye çıktı. Tek tek denedik ve onayladık. Bir karides sever olarak vazgeçilmezim Crunchy Ebi, bizi renkleri ile büyüleyen Rainbow, tartışmasız gecenin yıldızı olan Dynamite Shrimp, baharat sevenler için Spicy Salmon, benim favorim bol acılı Dragon, İstanbul için özel Bosphorus, bir klasik olan California veee ton balığı vazgeçilmezim diyenler için Spicy Tuna. 

12 Temmuz 2014 Cumartesi

SOUTH ITALY

Travel is my passion. I love to explore new destinations, to try local food and to enjoy different places. My last trip was to South Italy. The country of pasta, pizza and mozzarella :) The travel route was from Napoli down to Puglia and I saw all these cities: Capri-Sorrento-Positano-Gallipoli-Otranto-Lecce-Torre Canne-Alberobello-Polignano a Mare-Ostuni. Are you now ready to see the real Italy? ;)

Having just come back from another great trip
Having just come back from another great trip,

*Seyahat etmek bir tutkudur ve bu tutku çocukluğumdan beri her geçen gün kat kat artarak içimde büyüyor. Her seyahatimden sonra "Ne kadar güzeldi, daha iyisi yoktur" diyorum ama bir sonraki rotada tekrar gittiğim yere aşık oluyorum. Tüm gezdiğim ülkelerin bende hep ayrı bir yeri oluyor ve her şehirde kalbimin minik bir parçasını bırakıp tekrar geri geliyorum. Hissettiğim mutluğu, gezip gördüklerimi kelimelere dökmek çok zor ama umarım çektiğim fotoğraflara az da olsa duygularımı yansıtmayı başarabilmişimdir.
Veee beklenen seyahat postu başlıyor. Adım adım güney İtalya'yı tekrar sizlerle birikte gezeceğiz. Rotamız: Capri-Sorrento-Positano-Gallipoli-Otranto-Lecce-Torre Canne-Alberobello-Polignano a Mare-Ostuni. Ufak bir intro ile sizleri nelerin beklediğini özetlemek istedim. Bol bol makarna, pizza, mozarella, dondurma ama aynı zamanda muhteşem manzara, gülümseten detay ve sizleri şaşırtacak güzelliklerin fotoğraflarına da hazır olun ;)